Ortodonti dişlerdeki ve çenelerdeki yanlış konumlanmaları teşhis ederek, ortodontik tedaviler ile önlemeye çalışan ve düzelterek daha hoş bir gülümsemeye sahip olmanızı sağlayan diş hekimliği uzmanlık dalıdır. “Ortodonti” kelimesi, Yunanca doğru veya düz ve diş anlamına gelen kelime kökünden gelmektedir. Ortodonti, özellikle çene bölgesinde dişlerin yanlış hizalanmasını ve çapraşıklarını teşhis etmek ve tedavi etmekle ilgilenir. Ortodontik tedavinin yapılmasının, ağız hijyeninin daha iyi olması, diş temizliğinin daha kolay yapılması, net bir şekilde konuşma ve tabiiki daha güzel bir gülümseme gibi birçok avantajı bulunmaktadır. Ortodontik bozukluklar genetik olabilmekle beraber uzun süre biberon ve emzik kullanılması, parmak emme, tırnak yeme gibi alışkanlıklar sebebiyle de olabilir.

 

Ortodontik Tedaviye Kaç Yaşlarında Başlanılması Gerekir?

Ortodontik tedaviler yaygın görüşün aksine her yaşta etkilidir, fakat ortodontik tedaviye ne kadar erken yaşta başlanırsa probleme o kadar hızlı yanıt alınmış olur. Bu tedavinin yetişkinlerde yapılamayacağı veya çok uzun süreceği anlamına gelmemektedir.

 

Yetişkinlerde Gözlemlenen Ortodontik Bozukluklar Nelerdir?

Yetişkinlerde sıkça görülen ortodontik bozukluklar; çapraşıklık, seyreklik, ön-yan çapraz kapanış, diş gıcırdatmaya bağlı aşınma, seyreklik, diş eti problemleri, gömük ve eksik dişler, açık veya derin kapanış, fırlaklık, alt ve üst çenelerin önde ya da geride olmasıdır diyebiliriz. Tüm bu ortodontik bozuklukların tedavileri her yaşta yapılabilir.

Ortodontik tedaviler sadece estetik kaygısı ile yapılmamalıdır, bu tedaviler sonucunda ilerde doğabilecek diş eti hastalıklarının, çene eklemindeki problemlerin engellenmesi, çiğneme rahatlığının sağlanması ve konuşma bozukluğu olan kişilerde bu sorunun giderilmesi de ortodontik tedaviler ile  olmaktadir.

Tedavinin başlangıcında sadece 3-5 gün süresince dişlerin harekete direnç göstermeleri nedeniyle ağrı ve sızlama olabilmektedir. 1. veya 2. haftada yanakların ortodontik apareylerden kaynaklı olarak, içlerinde tahriş oluşabilir. Bunların ardından ortodontik tedavinin hiçbir aşamasında benzer rahatsızlıklar yaşanmayacaktır.

 

Çocukla Yetişkinin Ortodontik Tedavisi Arasında Fark Var Mıdır?

Normalde çocuklar ile yetişkinler arasında diş hareketi anlamında bir fark yoktur. Ancak diş eti ve dişleri saran kemiğin sağlığının bozulmuş olması, dişleri destekleyen dokuların iyileşme hızlarının yaşla beraber azalması gibi bazı sebeplerden kaynaklı olarak yetişkinlerde ortodontik tedavi zorlaşabilir, bu durumlar yetişkinin ortodontik tedavisini güçleştirebilir. Ayrıca yetişkinlerde ortodontik tedavi sırasında diş hekimlerinin karşılaştığı en büyük zorluk, sosyal çevrede ve iş hayatlarında kişilerin psikolojik anlamda kendilerini olumsuz etkilediğinden ötürü diş telleri takmak istememeleridir.

 

Yetişkinlerde Ortodontik Tedavi Nasıl Yapılır?

Hastanın ağzında mevcut olan ortodontik soruna göre, hareketli apareyler, işlevsel apareyler ve sabit apareyler ile tedavi yöntemleri değişebilmektedir. İleri aşamada olmayan daha basit ortodontik problemler, hastanın takıp-çıkararak kullanabileceği lastik hareketli apareyler ile çözülebilmektedir. Bir ortodonti uzmanına başvurmanız halinde, muayene sonrasında size tedaviniz ve süresi hakkında detaylı bilgiyi verecektir.

 

Yetişkinlerde Kullanılan Özel Braket Sistemleri Mevcut Mudur?

Geleneksel braketler kullanıldığında, dişlerin yüzeyine yapıştırılan braketlerin içinden geçen tel büyük bir sürtünme kuvveti yaratır, bu sürtünmeden kaynaklı olarak kişinin dişlerini hareket ettirmek için daha fazla fiziksel güç uygulaması gerekir. Ortodontik tedavi sırasında, günümüzde bu sürtünme kuvvetini minimuma indirmek için “kilitli” ya da “kapaklı” braket sistemleri kullanılmaktadır. Bu braket sistemleri, ince ve esnek tellerle kullanılabildikleri için ortodontik tedavi diş eti ve kemik deformasyonu olan kişilerde bile hiçbir dokuya zarar vermeden uygulanabilmektedir. Bu tip braketler geleneksel braketlerin uygulabileceği her koşulda kullanılabilaceği gibi, tedavi süresini 3-6 ay kısaltması, diş çekilmesine gerek olmadan çapraşık dişlere yer açılabilmesi, ortodonti kontrollerinin arasının açılması ve diş kliniği koltuğunda geçirilen süreyi azaltması gibi birçok avantajı da bulunmaktadır.